27 Şubat 2012 Pazartesi

Yaşasın 2-B!

Kızım 8 yaşına girdi. Her ne kadar bu blogumu, dolayısı ile kendimi ihmal ettiysem de onun 8 gün süren kutlamalarını ihmal edemedim:) Pastalar, kurabiyeler derken hummalı bir hazırlık ve kutlama süreci geçirdik. Pek çok fikir ondan geldi. Ben sadece uygulayıcı anne rolunu üstlendim.

Yıllardır, 2 ve katları olan yaşların sorunlu olduğunu okurum. 'terrible two, terrible four' vs. Hoş, bir arkadaşımın dediği gibi bunun 'wonderful five'ı da yok ki:) Şaka bir yana 8 iyi bir yaşa benziyor gibi geldi bana. Neden mi? Mesela, 8 yaşta artık prenses pasta istemedi; pinyata, parti oyunu, palyaço vs gibi talepleri olmadı. Aslına bakarsanız parti mekanı arayıp bulmak zorunda da kalmadım bu sene. Zira, tam bir para tuzağı olduğuna inandığım, 2 saati için dünyanın parasını ödediğiniz mekanları bulmak, ayarlamak da bir mesele. Öyle rakamlar telaffuz ediliyor ki, Türkiye'de yaşayıp yaşamadığınızı sorguluyor ve hatta bu bir kamera şakası herhalde, hangi kameraya gülümseyeyim diye çevrenize bakınıyorsunuz:)Anlayacağınız mekanı satın almıyoruz, iki saatliğine kiralıyoruz diye isyan ettiğim çok oldu yani benim. Neyseki bu sene katılımıcıları ikiye ayırarak partileri böldük. Birincisi evde iken ikincisi için okul arkadaşları ile kahvaltıda buluştuk.

Bizim zamanımızda hediye sadece doğumgünü çocuğuna verilirdi. Bu da onun gününü daha keyifli, daha özel kılardı. Ancak, son yıllarda şahit olduğum üzere gelen çocuklar da sevinsin, benim hediyem niye yok diye burulmasın ya da verdiği hediyede gözü kalmasın düşüncesi ile doğumgünü sahibi de hediye dağıtmaya başladı. Her ne kadar abartılı yorum yaptıysam da gelen çocukların hediyeleri aldıktan sonra doğumgünü çocuğundan daha fazla sevinmesi dikkatimden kaçmıyor. Bir önceki doğumgününde bu mantıkla çocuklara elma şekeri verelim diye düşünmüştük. Lakin zamane çocuklarının çoğu elma şekerinden bihaberdi. Daha sonra duyduğum üzere şekerleri anneleri yiyip bitirmişti:) Bu sene de okul arkadaşlarına bir süpriz olması için kızımla birlikte düşündük, taşındık: üzerinde 2-B yazan tişörtler hediye etmeye karar verdik. Ancak, tişört basımı tahminimin ve bütçemin çok üstünde bir rakama çıkınca 'neden ben boyamıyorum tişörtleri?' sorusunu gündeme getirdi. Üzerinde sınıftakilerin isimlerinin olduğu tişörtleri yapmak için internette kısa bir araştırma yaptım ve bulduğum ilk siteden tekstil kalemlerinden sipariş ettim. Yazıları kalemle yazıp, 2-B yazısını genel kabul göreceğine inandığım sarı ile boyadım. Ütüleyip sabitledikten sonra çok severek aldığım paketlere koydum. Bittiğinde acaba beğenecekler mi endişesi taşıdım ama fotoğraf ortada!
Yaşasın 2-B!!!

15 Şubat 2012 Çarşamba

Bird Palace

Gün geçmiyor ki sevgili kızım bir ödevle ya da yeni bir fikirle karşımıza gelmesin:( Geçen gün de okuldan 'kuşlara çok yazık oluyor bu soğuklarda, onlara yardım etmemiz lazım' diyerek geldi. Anladığımız kadarıyla okulda konuşulmuş ve çocuklardan birer kuş evi yapmaları istenmiş aileleri ile birlikte. Biz de 'aman ne iyi düşünülmüş, biz de kızımızla nasıl vakit geçireceğimizi bilmiyorduk' diyerek yapı marketlerin yolunu tuttuk:)

Malum iki mühendis bir kuş evi yapamayacak değildik ahşaptan! Eşim temkinli mi yoksa bilinçli mi desem bilemiyorum malzemeyi bolca aldı. Üniversite yıllarında mimar arkadaşlarla aynı odada kalmış olduğum ve onlara maketlerinde epey yardım ettiğim için bilir kişi edasıyla 'çok oldu' dedim. Ama nereden bilebilirdim bizim kuş evinin martılara göre olacağını:) ve adını 'BIRD PALACE' koyduğumuz bu şaheseri yapacağımızı...

Gerçekten bir kuş yuvası bu kadar mı sağlam
-ki her yeri yapıştırıldığı gibi zımbalarla da tutturuldu-, bu kadar mı renkli -ki Defne ne kadar ahşap boyamız varsa sürrealist bir şekilde çalışmayı yeğledi, ben de kapı ve çatıda ona destek oldum - ve bu kadar mı büyük olur? Acaba içine bir kaç oda falan yapsak da kuş oteli falan mı olsa diye de geçirmedik değil içimizden. Ama sonra rahat etsin hayvancağız diyerek 'salon salomanje' ferah mı ferah yaptık içerisini:) Herhangi bir m2 zorunluluğu gözetmeksizin bir ufak mühendislik hatasıyla bitirdik aşiyanı.

Uzun zaman olmuştu bu kadar eğlenmeyeli. Evin içinin dağılmasını bile umursamadım, o kadar yani:) Umarım kuşlar da içinde mutlu olurlar bu yuvanın. Zira kızım okuldaki ağaçlardan birine takılması için götürdü bile. Bu arada 6 parça aldığımız ahşaplardan sadece bir tane kaldı ki ondan da makul boyutlarda bir ev yapılır diye düşünüyoruz. Kimbilir bu tecrübe ile yazlığa yaparız bir tane?
 
Clicky Web Analytics